Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ÖNGÖRÜ SON DAKİKA

🔴 SON DAKİKA
Haberler yükleniyor...

HÜRMÜZ'DE KRİTİK 48 SAAT

# HÜRMÜZ'DE KRİTİK 48 SAAT: DÜNYA YENİ BİR SAVAŞIN EŞİĞİNDE Mİ? **ÖNGÖRÜ HABER MERKEZİ | DÜNYA** Dünya, Orta Doğu'dan gelecek yeni bir açıklamaya kilitlendi. İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmeye yönelik yürütülen diplomatik temaslarda henüz uzlaşma sağlanamadı. Reuters'ın 2 Kasım tarihli haberine göre İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ABD ile nükleer müzakerelerin başlaması konusunda iki gün içerisinde uygulanabilecek bir teklif üzerinde duruyor. Ancak Tahran'ın şartları ile Washington'ın beklentileri arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. **HÜRMÜZ BOĞAZI NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?** Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Burada yaşanacak uzun süreli bir kesinti petrol ve doğal gaz fiyatlarından nakliye maliyetlerine, oradan da küresel enflasyona kadar birçok alanı etkileyebilir. **DİPLOMASİ Mİ, YENİ BİR ASKERÎ GERİLİM Mİ?** İran'ın teklifine ilişkin henüz ABD tarafından kabul edilmiş bir anlaşma...

2040: DÜNYAYI NASIL BİR GELECEK BEKLİYOR?

  2040: DÜNYAYI NASIL BİR GELECEK BEKLİYOR? Savaşlar, su krizleri, yapay zekâ ve yeni dünya düzeni… ÖNGÖRÜ HABER MERKEZİ – ÖZEL ARAŞTIRMA Dünya hızla değişiyor. Bir tarafta devam eden savaşlar, diğer tarafta ekonomik rekabet, teknolojik gelişmeler, iklim değişikliği ve giderek büyüyen kaynak mücadeleleri… Peki insanlığı 2040 yılında nasıl bir dünya bekliyor? Bugün yaşanan gelişmeler, geleceğin yalnızca askerî güçle değil; su, enerji, gıda, teknoloji ve ekonomik bağımsızlıkla şekilleneceğini gösteriyor. 1. YENİ DÜNYA DÜZENİ: GÜÇ MÜCADELESİ BÜYÜYECEK Mİ? ABD, Çin ve Rusya arasındaki rekabet, uluslararası dengelerin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri olmaya devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda Hindistan'ın küresel etkisinin artması, Avrupa'nın güvenlik politikalarını yeniden şekillendirmesi ve bölgesel güçlerin daha bağımsız hareket etmesi beklenebilir. 2040 yılında dünya daha çok kutuplu bir siyasi ve ekonomik düzene dönüşebilir. 2. SU VE GIDA: GELECEĞİN EN BÜYÜK KRİZİ...

İKİ KITADA TEK HEYECAN! İSTANBUL MARATONU'NA 45 BİN 679 KOŞUCU KATILACAK Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu yarın koşuluyor. 143 ülkeden binlerce sporcu, Asya'dan Avrupa'ya uzanan tarihi parkurda buluşacak. ÖNGÖRÜ Haber Merkezi | Spor İstanbul, yarın dünyanın en dikkat çekici spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu, 1 Kasım Pazar günü binlerce koşucunun katılımıyla gerçekleştirilecek. Organizasyona 143 ülkeden toplam 45 bin 679 kişi kayıt yaptırdı. Böylece İstanbul, bir kez daha uluslararası spor dünyasının dikkatini üzerine çekti. START BOĞAZ KÖPRÜSÜ'NDEN VERİLECEK Maratonun başlangıç noktası 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu Yakası girişi olacak. Saat 08.45'te tekerlekli sandalye yarışıyla başlayacak organizasyonda, 42 kilometrelik ana yarışın startı saat 09.00'da verilecek. Etkinlik beş ayrı kategoride düzenlenecek: - 42 kilometre maraton - 15,5 kilometre yarışı - Kurumsal koşu - Halk koşusu - Tekerlekli sandalye yarışı 43 ELİT ATLET MÜCADELE EDECEK 42 kilometrelik ana yarışta 27 erkek ve 16 kadın olmak üzere toplam 43 elit atlet mücadele edecek. Erkeklerde Dejene Debela, Amdework Walelegn ve Sufaro Woliyi; kadınlarda ise son şampiyon Bizuager Aderra, Judith Korir ve Veronicah Maina öne çıkan isimler arasında bulunuyor. TARİHİ YARIMADA'DA FİNAL Koşucular Boğaz Köprüsü üzerinden Avrupa Yakası'na geçecek. Beşiktaş, Galata Köprüsü ve tarihi yarımada güzergâhını takip edecek sporcular, Bakırköy'e kadar ilerledikten sonra dönüş yaparak Sultanahmet Meydanı'nda finişe ulaşacak. ÖDÜL HEYECANI 42 kilometrelik yarışın kadın ve erkek birincilerine 50'şer bin dolar ödül verilecek. Parkur rekorunun kırılması halinde şampiyonlara ayrıca 5'er bin dolar ödül verilecek. ÖNGÖRÜ SPOR ANALİZİ İstanbul Maratonu yalnızca bir atletizm yarışı değil; sporun, dayanışmanın ve uluslararası buluşmanın güçlü bir örneği. Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan bu özel parkur, sporun sınırları aşan evrensel gücünü bir kez daha ortaya koyacak. Yarın İstanbul'da yalnızca kilometreler koşulmayacak; binlerce insan aynı hedef için, aynı heyecanla adım atacak. ÖNGÖRÜ Haber Merkezi: Sporun birleştiren gücünü takip ediyor. Kaynak: Anadolu Ajansı, 31 Ekim 2026; İBB Spor İstanbul, Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu duyurusu.

 İKİ KITADA TEK HEYECAN! İSTANBUL MARATONU'NA 45 BİN 679 KOŞUCU KATILACAK  Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu yarın koşuluyor. 143 ülkeden binlerce sporcu, Asya'dan Avrupa'ya uzanan tarihi parkurda buluşacak.  ÖNGÖRÜ Haber Merkezi | Spor  İstanbul, yarın dünyanın en dikkat çekici spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu, 1 Kasım Pazar günü binlerce koşucunun katılımıyla gerçekleştirilecek.  Organizasyona 143 ülkeden toplam 45 bin 679 kişi kayıt yaptırdı. Böylece İstanbul, bir kez daha uluslararası spor dünyasının dikkatini üzerine çekti.  START BOĞAZ KÖPRÜSÜ'NDEN VERİLECEK  Maratonun başlangıç noktası 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu Yakası girişi olacak.  Saat 08.45'te tekerlekli sandalye yarışıyla başlayacak organizasyonda, 42 kilometrelik ana yarışın startı saat 09.00'da verilecek.  Etkinlik beş ayrı kategoride düzenlenecek:  - 42 kilometre maraton - 15,5...

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA TANKER ALARMI: DÜNYA ENERJİ GÜVENLİĞİ YENİ BİR SINAVDA

  HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA TANKER ALARMI: DÜNYA ENERJİ GÜVENLİĞİ YENİ BİR SINAVDA ÖNGÖRÜ Haber Merkezi | Dünya Orta Doğu'da yükselen gerilim, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden gündemin merkezine taşıdı. Reuters'ın 30 Ekim tarihli haberine göre İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, bölgede dört petrol tankerinin patlama ve yangınlara maruz kaldığını öne sürdü. İran tarafı, tankerlerin izin verilmeyen rotaları kullandığını iddia etti. Ancak Reuters, İran'ın dört tankerle ilgili açıklamasını bağımsız olarak doğrulayamadığını bildirdi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu (UKMTO) da Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir petrol tankerinin bilinmeyen bir cisimle vurulduğuna ilişkin bildirim aldığını açıkladı. Ayrı bir olayda gemide yangın çıktığı, mürettebatın güvende olduğu bildirildi. NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir deniz yolu. Burada yaşanabilec...

128 BİN YILLIK BUZUN İÇİNDEN GELEN MESAJ: DÜNYA'NIN GEÇMİŞİ YENİDEN YAZILABİLİR Mİ?

 128 BİN YILLIK BUZUN İÇİNDEN GELEN MESAJ: DÜNYA'NIN GEÇMİŞİ YENİDEN YAZILABİLİR Mİ? ÖNGÖRÜ HABER MERKEZİ | HAFTA SONU ÖZEL DOSYASI Bilim insanları Tibet'teki buzullardan elde edilen örneklerde, Dünya'nın çok eski iklim dönemlerine ışık tutabilecek izler araştırıyor. 128 bin yılı aşan geçmişe uzanabilecek bu kayıtlar, insanlığın iklim tarihine bakışını değiştirebilir. BUZULLARIN İÇİNDE SAKLI BİR TARİH VAR Dünya'nın geçmişini anlamak isteyen bilim insanları, bu kez Tibet'in yüksek dağlarına yöneldi. Tibet'teki Guliya buz örtüsünden alınan örnekler, geçmiş iklim koşullarının anlaşılması açısından önemli bilimsel ipuçları barındırıyor. Araştırmacılar, buz katmanlarının içinde korunmuş kimyasal izleri inceleyerek binlerce, hatta on binlerce yıl önceki atmosfer koşullarını anlamaya çalışıyor. BİLİM İNSANLARI NASIL İNCELİYOR? Araştırmalarda buz örneklerinin kimyasal yapısı ve radyoaktif izotopları inceleniyor. Berilyum ve klor izotopları gibi bilimsel göstergeler, buz...

DÜNYA SUSUZLUĞA MI GİDİYOR? Geleceğin en büyük mücadelesi petrol değil, su olabilir! ÖNGÖRÜ HABER MERKEZİ | DÜNYA – ÇEVRE – ARAŞTIRMA Dünyanın dört bir yanında kuraklık, buzulların erimesi, yeraltı sularının azalması ve nüfus artışı su güvenliğini tehdit ediyor. Bilim insanlarının ve uluslararası kuruluşların raporları, insanlığın gelecekte çok daha ciddi bir su sınavıyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Peki dünya gerçekten susuzluğa mı gidiyor? DÜNYANIN SU DENGESİ DEĞİŞİYOR Su krizi artık geleceğe ait bir tahmin değil, bugün yaşanan küresel bir sorun. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün küresel su kaynaklarına ilişkin raporları, nehirlerdeki su akışının düzensizleştiğini, buzulların küçüldüğünü ve birçok bölgede su kaynaklarının baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Bazı bölgeler şiddetli kuraklık yaşarken bazı bölgeler aşırı yağış ve sellerle mücadele ediyor. Bu durum, suyun dünyadaki dağılımının giderek daha dengesiz hâle geldiğini gösteriyor. TÜRKİYE DE SU ZENGİNİ DEĞİL Türkiye'de su konusunda toplumda yaygın bir yanlış algı bulunuyor: Ülkemizin su kaynaklarının sınırsız olduğu düşünülüyor. Oysa Türkiye'de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.300 metreküp seviyesinde. Bu değer, Türkiye'nin su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunduğunu gösteriyor. Özellikle tarım, sanayi ve şehirlerin geleceği açısından bu tablo dikkatle değerlendirilmek zorunda. BUZULLAR ERİYOR, DOĞAL SU DEPOLARI KÜÇÜLÜYOR Dağlar ve buzullar, milyarlarca insan için doğal su depoları niteliğinde. Buzulların erimesi kısa vadede bazı bölgelerde su akışını artırabilir. Ancak uzun vadede buzulların küçülmesi, bu doğal depoların kapasitesini azaltıyor. UNESCO'nun 2025 Dünya Su Gelişimi Raporu, dağların küresel tatlı su kaynakları açısından hayati önem taşıdığını vurguluyor. SU KRİZİ SOFRALARIMIZA KADAR ULAŞABİLİR Su yalnızca içmek için gerekli değildir. Tarımın, hayvancılığın, sanayinin ve enerji üretiminin temelidir. Tarımsal sulamada yaşanacak ciddi sorunlar üretimi etkileyebilir. Üretimdeki düşüş ise gıda fiyatlarından ekonomik istikrara kadar birçok alanı etkileyebilir. Türkiye'de tarımsal sulama, toplam su kullanımının en önemli kalemlerinden biridir. Bu nedenle damla sulama ve modern sulama sistemleri giderek daha büyük önem taşıyor. GELECEKTE SU SAVAŞLARI YAŞANABİLİR Mİ? Su kaynaklarının paylaşılması, ülkeler arasında zaman zaman diplomatik ve siyasi gerilimlere neden oluyor. Özellikle Orta Doğu gibi su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde su yönetimi, ulusal güvenlik ve bölgesel iş birliği açısından önem taşıyor. Ancak her su anlaşmazlığının savaşa dönüşeceğini söylemek doğru değil. Uluslararası anlaşmalar, ortak su yönetimi ve diplomasi bu riskleri azaltabilecek önemli araçlar arasında. İNSANLIK NE YAPMALI? Su kaynaklarının korunması için bugünden harekete geçilmesi gerekiyor. - Tarımda modern ve tasarruflu sulama sistemlerine geçilmeli. - Şehirlerdeki su kaçakları azaltılmalı. - Atık sular arıtılarak yeniden kullanılmalı. - Yeraltı suları kontrolsüz tüketilmemeli. - Göller, sulak alanlar ve ormanlar korunmalı. - Yağmur suları toplanarak değerlendirilmelidir. ÖNGÖRÜ'NÜN ANALİZİ GELECEĞİN EN DEĞERLİ KAYNAĞI SU OLABİLİR! İnsanlık bugüne kadar enerji kaynakları, petrol, doğal gaz ve madenler için büyük mücadeleler verdi. Ancak suyun olmadığı bir dünyada ekonomik güç, teknoloji ve sanayi tek başına insan yaşamını sürdüremez. Bugün alınmayan önlemler, yarının çocuklarına çok daha ağır bir miras bırakabilir. Su meselesi yalnızca çevrecilerin, bilim insanlarının veya devletlerin sorunu değildir. Bu mesele hepimizin ortak geleceğidir. Çünkü petrol olmadan hayat zorlaşır; su olmadan hayat mümkün değildir. ÖNGÖRÜ HABER MERKEZİ'NİN SORUSU: Su kaynaklarını korumak için yeterince önlem alıyor muyuz? Yoksa gelecek nesillere susuz bir dünya mı bırakıyoruz? --- KAYNAKLAR 1. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) – Küresel Su Kaynakları Raporları. 2. UNESCO – 2025 Dünya Su Gelişimi Raporu. 3. Birleşmiş Milletler – Dünya Su Gelişimi Raporları. 4. Türkiye Çevresel Göstergeler – Su Kullanımı ve Su Kaynakları. YAYIN: ÖNGÖRÜ HABER MERKEZİ Gerçekler, araştırmalar ve geleceğe dair öngörüler.

  DÜNYA SUSUZLUĞA MI GİDİYOR? Geleceğin en büyük mücadelesi petrol değil, su olabilir! ÖNGÖRÜ HABER MERKEZİ | DÜNYA – ÇEVRE – ARAŞTIRMA Dünyanın dört bir yanında kuraklık, buzulların erimesi, yeraltı sularının azalması ve nüfus artışı su güvenliğini tehdit ediyor. Bilim insanlarının ve uluslararası kuruluşların raporları, insanlığın gelecekte çok daha ciddi bir su sınavıyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Peki dünya gerçekten susuzluğa mı gidiyor? DÜNYANIN SU DENGESİ DEĞİŞİYOR Su krizi artık geleceğe ait bir tahmin değil, bugün yaşanan küresel bir sorun. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün küresel su kaynaklarına ilişkin raporları, nehirlerdeki su akışının düzensizleştiğini, buzulların küçüldüğünü ve birçok bölgede su kaynaklarının baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Bazı bölgeler şiddetli kuraklık yaşarken bazı bölgeler aşırı yağış ve sellerle mücadele ediyor. Bu durum, suyun dünyadaki dağılımının giderek daha dengesiz hâle geldiğini gösteriyor. TÜRKİYE DE SU ZENGİNİ DEĞİL Tü...

İNSANLIK NEREYE GİDİYOR?

  SAVAŞLAR, HASTALIKLAR VE KAYBOLAN İNSANLIK Köşe Yazarı: Ahmet Akıl Dünyada neden savaşlar var? Dünyada neden hastalıklar çoğaldı? Bizim çocukluğumuzda bir askerî hastane, bir de devlet hastanesi vardı. Çocuklarımızın zamanında ise pastaneler çoktu, video salonları vardı, sinemalar vardı. Yani insanların sosyal faaliyetleri çoktu. Şimdi pastanelerin yerini hastaneler aldı. Buzdolaplarımız yiyeceklerden çok ilaçlarla dolu. Geçmişten bugüne ne oldu da hastalıklar çoğaldı? Eskiden buğday ekmeği, çarşı ekmeği, şebit ekmeği, pekmez, bal, yoğurt, süt... Hepsi vardı ve insanlar sağlıklıydı. İnsanların şimdi belki geçmişin 100 katı imkânı var ama şunu söyleyebilirim: O zamanki peynirin, domatesin onda biri kadar tadı yok. Neden? Her şey hormonlaştı, insan sağlığı baltalandı. Neden? Çıkar ve menfaat, daha çok para kazanmak, insan sağlığından daha önemli hâle geldi. "İnsan önemli değil kardeşim, biz paraya bakarız" diyorlar. İnsanlar bunu çekmek zorunda mı? Hayır! Çok şükür devletimiz...

UYURKEN VÜCUDUMUZDA GİZLENEN TEHLİKE!

UYURKEN VÜCUDUMUZDA GİZLENEN TEHLİKE! YAPAY ZEKÂ, KALP VE BEYİN HASTALIKLARININ GİZLİ SİNYALLERİNİ ORTAYA ÇIKARIYOR ÖNGÖRÜ Haber Merkezi | Sağlık ve Bilim | 30 Ekim 2026 Geceleri uyurken vücudumuzun verdiği sinyaller, gelecekte karşılaşabileceğimiz ciddi sağlık sorunları hakkında önemli ipuçları taşıyor olabilir. Bilim insanları, yapay zekâ destekli yeni analiz yöntemleriyle uyku sırasında kaydedilen verilerin çok daha kapsamlı değerlendirilmesini sağlıyor. YAPAY ZEKÂ UYKU VERİLERİNDEKİ GİZLİ RİSKLERİ İNCELİYOR Uyku testleri bugüne kadar çoğunlukla horlama, uyku apnesi ve solunum problemlerini belirlemek amacıyla kullanılıyordu. Ancak yeni araştırmalar, bu testlerden elde edilen verilerin kalp ve beyin sağlığı açısından da önemli bilgiler içerebileceğini gösteriyor. Yapay zekâ sistemleri; kalp ritmi, solunum düzeni, beyin dalgaları ve uyku sırasında yaşanan değişimleri birlikte analiz ederek sağlık risklerinin belirlenmesine yardımcı olabiliyor. HANGİ SAĞLIK RİSKLERİYLE İLİŞKİLİ? Araşt...